Futbol'un Kötü Kaderi (Sahada Ölen Futbolcular)
5 1

Futbol'un Kötü Kaderi (Sahada Ölen Futbolcular)

  501 İzlenme 24.10.2016
Futbol'un Kötü Kaderi (Sahada Ölen Futbolcular)
Resmi Büyüt
Ölümün nereden nasıl geleceği belli olmuyor maalesef. Futbol tarihinin en kötü olayları kuşkusuz yeşil sahalarda hayatını kaybeden futbolcuların görüntüleridir. İlk olarak Türkiyeden aklımızda kalan kötü anıları paylaşmak isteriz. Aklıma Fenerbahçede bir dönem forma giyen forvet Washington ve Manisasporlu Meduna geliyor. Çok şükür ki onlar tehlikeyi atlatıp, durumları kontrol altına alınarak ve aynı zamanda rahatsızlık sonrası futbolu bırakarak bu acı senaryoyu yaşamamışlardır. Benzer olayı futbolcumuz Ümit Özat'da Köln formasıyla dilinin boğazına kaçması sonucu geçirdiği kalp spazmı ile yaşamıştır. Çok şükür ki müdahalelerle kurtulmuştur.

2003 yılı FIFA Konfederasyon Kupası Kamerun-Kolombiya maçında şüphesiz tüm dünya ekran başındaydı. Maçın ikinci yarısında Kamerunlu futbolcu Foe'nin yere yığılması ve kameraların yerde yatarken yakın çekim olarak gösterdiği gözleri ben dahil birçok futbolseverin hala hatırında çok kötü bir anı olarak kalmıştır şüphesiz. Bu olay o dönemde turnuvadaki takımları da çok etkilemişti şüphesiz. Nitekim Thierry Henry bize attığı gol sonrası arkadaşlarıyla sevinmeyerek parmaklarıyla gökyüzünü işaret etti. Gol Foe'ye armağan edilmişti. Finalde Kamerun karşısında galip gelerek kupayı kazanan Fransa, kupa töreninde vefat eden Foe'nin posteri yanında kupayı 2.olan Kamerun takımıyla kaldırarak, yaşanan üzücü olay sonrası gözleri dolduran çok güzel bir görüntü verdiler tüm dünyaya. Gözü fanatizm ile bürünmüş taraftar ve futbolseverlere, futbolcuların da birer insan olduklarını resmen hatırlattılar. 

Şuana kadar bahsettiğim bu acı olay ve anıların bir ortak noktası olduğunu farkettim. Hepimizin bildiği ve Galatasaraylı taraftarların çok sevdiği "Aly Frayd Mondragon". Konfederasyon Kupasında yaşanan olayda Kolombiyanın, Ümit Özatın yaşadığı olayda Köln'ün ve Manisasporlu Medunanın olayları yaşandığı sırada Galatasarayın kalesini koruyordu. Ve bu olaylara şahitlik edip gözyaşlarını tutamamıştı. Futbol hayatında 3 kez böyle bir durumla karşılaşması onun adına çok büyük bir şanssızlık şüphesiz.
Yakın tarihe baktığımızda akıllarda kalan en son acı olay 6 Mayıs 2016'da Romanya da yaşanmıştı. Dinamo Bükreş forması giyen Patrick Ekeng 68.dakikada yere yığılmış ve orada hayatını kaybetmişti. Olaydan sonra Romanyada futbolla ilgili bütün organizasyonlar ertelendi. Olayın benzeri 2012 yılında bu sefer İtalyada yaşanmıştı. Livorno forması giyen Morosini yine yere yığılarak hayatını kaybetmişti. Takımının stadında ve takım arkadaşlarının omuzlarında binlerce kişi önünde sonsuzluğa uğurlandı. 2004 senesinde Macar futbolunun yıldızları arasında gösterilen Benfica oyuncusu Feher'in yaşadığı olay yine çok benzerdi. O da ne yazık ki maçın sonlarına doğru hatta son dakikasında kalp krizi geçirmişti. Hastaneye apar topar kaldırıldı fakat kurtarılamadı. Son örneğimiz İspanyadan. Sevilla forması giyen Puerta bu konudaki diğer örneklerin aksine maçın ilk yarısında yere yığılarak bilincini kaybetmişti. Sahada yapılan müdahaleler sonrası ayağa kalkmış ve hatta sahayı yürüyerek terk ederken ki görüntüsü herkesin yüreğine su serpmişti. Herkes korkulan durumun yaşanmadığı için mutluydu. Fakat soyunma odasındayken tekrar fenalaşıp yere yığılmıştı Puerta. Hastaneye kaldırıldıktan 48 saat sonra acı haber gelmiş Puerta hayatını kaybetmişti. İspanyada yas ilan edilmiş ve o yıl maçlardan önce onun için saygı duruşunda bulunulmuştu. La Liganın dünyanın en prestijli liglerinden biri olmasından dolayı olay dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Barcelona futbolcuları Xavi, Henry ve Ronaldinho'nun bir sonraki maçlarına çıkmadan önce arkasında Puerta yazılı Sevilla formaları ile saygı duruşunda çekilen fotoğrafları hala hafızalardaki yerini korumaktadır.

Bahsedilenlerden daha fazlası bakıldığında geçmişte maalesef, 1900'lü yıllarda da yaşanmış. Bu olayların daha çok yaşanmaması ve futbol sahalarında taraftarların, izleyicilerin ve en önemlisi futbolcuların bu tür olaylara şahitlik etmemesi en büyük temennimiz. Başlangıçta da söylediğim gibi ölümün nereden nasıl ve nerede geleceği hiç belli olmuyor maalesef..



YORUMLAR (0)