Dunkirk (2017)
5 1

Dunkirk (2017)

  145 İzlenme 28.3.2018 1
Dunkirk (2017)
Resmi Büyüt
Christopher Nolan hiç kuşkusuz sinema tarihinin en önemli yönetmenlerinden biri. Nolan filmelerini farklı türlerde deneyerek kendine yeni tecrübeler ekliyor. Yeni bir süper kahraman filmi algısı oluşturan kara şövalye üçlemesi, gerçek zaman ve mekan ile rüya arasında mekik dokuyan zor ve karmaşık bir kurgu ve bunun gibi daha nice filmi. Dunkirk ile birlikte yeni bir film türünde de boy gösteren Nolan bu filminde de gerçekten çok başarılı bir iş ortaya koyarak yönetmenlik konusunda ne kadar usta bir isim olduğunu bize kabul ettirdi.

Dunkirk, II. Dünya Savaşı’nın seyrini etkileyen en önemli olaylardan Dunkirk Tahliyesi, Fransa’nın İngiltere’ye çok yakın Dunkirk bölgesinde İngiltere, Fransa, Kanada ve Belçika’ya ait müttefik ordulardan oluşan 350-400 bin askerin Alman ordusu tarafından kuşatılmasını ve Winston Churchill’in emriyle ne kadar tekne, bot vs. varsa Dunkirk’e giderek İngiliz askerlerini tahliye etmesini içeriyordu. Nolan bu tahliye harekatını hiçte sıradan olamayan bir yolla anlatmayı tercih etmiş. Filmin hikayesini üç farklı şekilde -deniz, kara ve hava- anlatıyor. 1 hafta karada, 1 gün denizde ve 1 saat havada olarak seyirciye aktarıyor. Bu üç olayda birbiri ile temas halinde akışı sağlanıyor ama Nolan o kadar iyi bir kurgu oluşturmuş ki filmi rahat bir şekilde takip etmemizi sağlıyor. 

Nolan bu filme -diğer filmlerinde de yaptığı gibi- daha perde açıldığı gibi öyle bir gürültüyle giriyor ki anında sinemadaki bütün seyirciyi perdeye odaklanmasını sağlayabiliyor.

Nolan bu filminde her savaş filminin vazgeçilmezi olan aksiyonu neredeyse yok etmiş yani bu filmden aksiyon sahneleri bekleyenleri biraz üzmüş. Film zaten sadece bir savaş filmi değil. O bölgede mahsur kalmış insanların kurtulmaya ve hayatta kalmaya çalışmasını anlatıyor. Filmde düşmanı zaman zaman sahildeki askerleri bombalaması dışında neredeyse hiç görmedik. Ama yine de film savaşı biz tam anlamıyla aktarmayı başarıyor. Dunkirk diğer savaş filmlerindeki gibi kan, vurulup bir türlü ölmeyen kahramanlar içermiyor bu yüzdendir ki bu film savaş filminden çok bir gerilim-aksiyon filmine benziyor ve bu film bize o savaş esnasındaki bütün psikolojik gerilmeyi bize gerçekten iyi aktarıyor. Ayrıca filmde neredeyse hiç diyalog olmaması da bu duyguyu kuvvetlendiriyor. Ayrıca filmin içinde tam anlamıyla bir başrol yok. Zaten bu film karakter filminden çok bir savaşın filmi. Savaş filmi değil savaşın filmi bu ikisini iyi ayırt etmek gerekiyor. Bize savaşı değil savaşın gerçeklerinden bahsediyor. Bu filmde karakterler çok fazla ön planda olmadığı için geçmişleri hakkında da neredeyse hiç bilgi edinemiyoruz. Ayrıca filmde çok fazla diyalog olmadığı için bu normal filmleri izlemeye alışmış seyirciyi biraz rahatsız edebilir. Filmin müziklerinden de söz etmezsek olmaz. Hans Zimmer bu filmde gerçekten mükemmel bir iş çıkarmış. Müzikler kullanıldığı sahnelerle o kadar bağdaşmış ki orada gerçekleşen olaya tamamen kendinizi kaptırıyorsunuz. 

Filmde neredeyse hiçbir zaman savaş uçaklarına karadan silahla ateş edilmiyor. Bu da filmde asıl işlenen konunun yukarıda da bahsettiğim gibi tamamen filmin hayatta kalma üzerine olduğunu gösteriyor.
Bence Nolan’ın bu filmde vermek istediği mesaj ufak bir sahnede hemen belirip kayboluyor. Bu mesaj askerleri tahliye etmek için giden ufak bir denizci botunda bulunan oğlunu bu olaydan 2 hafta önce savaşta kaybeden bir babanın ağzından çıkıyor. Diyor ki: “Savaşı benim yaşımdakiler başlatıyor, neden savaşa oğullarımızı göndereyim ki?” gibi bir cümle kuruyor.

Son olarak Dunkirk diğer savaş filmlerinden çok farklı olarak işlenmiş bir film ve bunu seyirciye aktarmak gerçekten kolay değildir ama Nolan bunu o kadar iyi başarmış ki yönetmenliğinin zirvesine çıkmış diyebiliriz artık. 


YORUMLAR (0)